Thursday, November 08, 2007

DOT Tiyatrosu- Kürklü Merkür

Nerden başlasam nasıl anlatsam?
Bir kere ben tiyatro sevmem. (Pat diye girdim :)) Perihan Mağden' den beter bir tiyatro düşmanıyım. Düşmanıy-dım.. Sinemanın tiyatroya üstünlüğü konusunda bir araba
ahkam kesebilir, hatta sizi de ikna edebilir-dim.. Ama nerden bilirdim ki Murat Daltaban diye bir adam çıkacak, DOT isimli bir tiyatro grubu kuracak, müthiş oyunlar yönetecek ve ben ağzım açık, hayran, şaşkın kalakalacağım..
DOT ingiltere' de doğan bir akımı Türkiye' ye getiren bir tiyatro. Akımın adı "In-yer-face". Sitesinde In-Yer-Face akımı şöyle anlatılıyor:
"In-yer face tiyatrosu seyirciyi boğazından yakalayan ve mesajını iletene kadar sallayan bir akım. Bu akımda agresif ve provokatif oyunlar, umursamama veya kayıtsız kalma lüksünü elinizden alıyor."
Aslında olay şu, orda birşey seyretmiyorsunuz, hissediyorsunuz yani gösterilen olayın seyircisi değil, hissedenisiniz. Oyuncularla aynı odadasınız, sahne kavramı yok, mesela ben en önde oturuyordum, oyuncularla aramda nerdeyse bir metre bile yoktu, gözleri seyirse farkederdim. Özel alanınıza giriyor oyuncular ve yaşananlar sinemadaki gibi sizin dışınızda geliştiklerini ele vermiyorlar.

İçerik derseniz bu in-yer face akımında genelde küfürlü metin, şiddet, rahatsız edici cinsellik (e rotik değil, hard core da değil tabii, demek istediğim insanın cinsel duygularını istismar etme amaçlı kullanılmıyor cinsellik) ama hepsinin ötesinde duygusal şiddet var. Öylesi ekstrem durumları anlatıyor ve öyle soluk aldırmayacak şekilde anlatıyor ki, oyun boyunca geriliyorsunuz. Benim başım ağrıdı mesela, kasılmaktan da boynum, alkışlarken dayak yemiş gibiydim. Oyuncular da öyle görünüyordu.
Oyunun konusu ise şöyle:Gelecekte geçiyor. (Çok uzak gelecek değil korkarım.) insanlar büyük bir kaosa sürüklenmiş, şiddet olayları normalleşmiş, herkes tesadüf eseri yaşıyor ve kelebek yutarak bu kaosa dayanmaya çalışıyorlar, kelebek bir tür uyuşturucu ve özelliği anıları silmesi. Kahramanlarımız bir ağabey- kardeş, ağabey (Elliot) kelebek satıcısı ama kendisi asla kullanmıyor ama kardeşinin (Darren) anıları bulanık. Ağabeyin kardeşe hep gözkulak olduğunu anlıyoruz. Olağanüstü karışık bir apartman dairesinde bir parti hazırlığı içindeler. Ağabeyin sevgilisi Lola (bir erkek) "parti hediyesi" ni hazırlamak üzere geliyor. Partiyi düzenleyen ise Lola' nın abisi Sfenks..

spoiler-spoiler-spoiler
Parti hediyesi genç bir oğlan. İşkence görmüş, kendisinden geçmiş durumda.. "Parti Konuğu" için hazırlanıyor. Daha fazla yazmıyim, yazıktır.
spoiler-spoiler-spoiler

Olaylar düzenli bir ritmle tırmanıyor ve insanın çok zor dayandığı bir boyuta geliyor. Size de olur mu bilmem bazen bir konuya kafanız takıksa okuduğunuz kitaplarda, gördüğünüz filmlerde hep o konu çıkar karşınıza.. Algıda Seçicilik sanırım. Burda da insanı çarpan insanın kendini veya sevdiklerini korumak için başka insanlara yapabileceklerinin nasıl da sınırsız olduğu. Ve bunlar kötü insanlar da değiller, kendilerince sevgi hissediyorlar, abi-kardeş sevgisi çok bariz ya da Elliot ve Lola' nın aşkı çok gerçek fakat yine de korkunç şeyler yapabiliyorlar. Bu çok çarpıcı.
Hayatta kalma içgüdümüzün sınırı nerde? Bunu sorduruyor bu oyun ve cevaptan çok
mutlu olmuyoruz.

Oyunculuk çok iyi bu arada, insanı kendinden geçiriyor. İlginç olan tüm oyuncular sima olarak tanıdık, dizilerde filan oynamışlar ama dizilerde hiç ilgi çekmiyorlar artık nasıl senaryo yazılıyor ve yönetiliyorsa bu cevherler orda sessiz sessiz oynayıp duruyorlar. Oyunculuk israfı bu. Seyirciler de tümden oyuncuydu, hatta sanırım oyuncu olmayan sadece bizim gruptu. Zaten kapasite 30 kişi filan biz de 10 kişiydik. Ünlü görmekten şaşı olduk.
Öhm şimdi ciddi ciddi yazdım ya bir de itirafta bulunmalıyım, off çok utanıyorum ama oyunda 7 erkek ve 1 kadın var ve geneli çok yakışıklı, üstelik kostüm tasarımını belki de bilerek çok kışkırtıcı yapmışlar ve oyunda dikkatim dağılıp durdu. Sfenks karakterinin mükemmel bir adonis kası ve karın kasları vardı.. Uff kızardım resmen..Mesela şöyle, odanın sol tarafında geçiyor olaylar yani konuşmalar filan, o sırada Sfenks sağda tek başına duruyor ve ben katiyen sola bakamıyorum, Sfenks'i seyrediyorum ve karnındaki dövmeyi okumaya çalışıyorum. Ya da başka bir sahnede Elliot' ın ellerine bakıp "böyle el olamaz" filan diyorum. Yani bunu bilerek mi
yaptılar bilmiyorum ama değilse oyuna zarar veren birşey söyliyim :))
Bu arada şeyi düşündüm herhalde kadın gibi erkeği de metalaştırsak böyle birşey olur ve o zamana kadar o kadar kızdığım erkekleri biraz anladım. Neler diyorum yaa, kaçayım. Ama şunu
söyliyim tek taraflı metalaşma hiç adil değil. Erkekleri metalaştırma yoluna baş koydum :)))
Sapık Talisman

Not: İlk fotoda Sfenks' i görebilirsiniz. Soldaki kendisi.

Oyuncular: Serkan Altunorak ,Rıza Kocaoğlu, Tuğrul Tülek, Enis Arıkan, Engin Altan Düzyatan, Veda Yurtsever İpek, Cemil Büyükdöğerli, Cem Özeren

26 comments:

Öykücü said...

Seyretmek istedim valla Tal.Çok değişik bir şey.Bu korku filmini yaşamak neredeyse..

Sapık da değilsin:)

Öptüm.

Elestirel Gunluk said...

Acaba Theater of the Oppressed'den esinlenmeleri var mi? Himmm... Bakmak lazim. Sagolun bilgi icin... Ha bu arada bu benim ilk ziyaretim. Merhaba. Benim siteye de bekleriz efendim...

gülçin said...

vay be. önceki oyunları da böyle provakatif ve sarsıcı idi, ama hiç gitmedim. ben tiyatroyu çoook severim. bu çocukların da iyi şeyler yaptığını duyuyorum. o halde neden gitmiyorum ha neden talis?

sağol yazı süper.

http://www.tiyatrodunyasi.com/haberdetay.asp?haberno=1376&kt=3

Mercury Fur / Kürklü Merkür fütürist bir masal.
Kıyamet sonrası...bir grup genç özel bir konuk için özel bir parti hazırlamaktadır...bağımlılığın ve sosyal çöküşün korkunç gerçekleri ve anılar.......telaşlı bir hazırlık ve parti başlar.

“Çıkmaz sokağa doğru gidiyorum. Bir at. Hayır, zebra bu. Nasıl gelmiş buraya? Küçük çocuklar kovalaya kovalaya köşeye sıkıştırıp bıçaklıyorlar hayvanı. Şişeleri kırıp üzerine benzin döküyor bazıları ve kibriti çaktıkları gibi zebra yanmaya başlıyor. Çıkmaz sokağa doğru koşturuyor delice. Her yeri alev almış. Ben diğer tarafa koşuyorum. O kadar acıyo ki bacağım, kanıyıp duruyor. Bir sokak görüyorum. Geçiyorum. Sonra bi tane daha. Geçiyorum. Ve bir ara yol. Zar zor ayakta duruyor, sendeliyorum. Her şey puslu, dönüyor. Kusacak gibi hissediyorum. Her tarafım çiziliyor, kanıyor. Dallar. Yapraklar. Bahçenin birine yığılmışım. Çiçeklerin kokusunu duyabiliyorum.”

ekmekcikiz said...

Talisciğim,
Anladığıma göre bu senin ilk DOT seferindi.
Aramıza hoşgeldin.:)
Bu şu demek, sen de bir kez DOT oyunu görmüş tüm diğer faniler gibi artık "tiyatro" filan değil "DOT oyunu" diyeceksin.

Benim bu oyunla ilgili merakım, oynayanların genç oyuncular oluşu nedeniyle, adapte olup olamadıkları hakkında idi. Anlaşılan Murat Daltaban onları da potada halletmiş ve iyi sonuç çıkmış.

İki senedir, onu bilir onu söylerim; cesaret edip DOT'a gidin. Bambaşka bir deneyim yaşayacaksınız.

TalismanDiyette said...

Öykücü'm,
Cidden söylediğin gibi mesela ben çok yaklaştıklarında hemen ayaklarımı topluyordum hele bazı yerlerde ciddi arkalara kaçasım geldi.."gelmeyin lan üstüme" modunda :)))
Sapık olmamama sevindim.. Klasik söylem vardır ya, "sağlıklı bir insanım" hahahah
Öperim..

TalismanDiyette said...
This comment has been removed by the author.
TalismanDiyette said...

Eleştirel günlük,
Hoşgeldiniz efendim, en kısa sürede iade-i ziyaret yapacağım :)
Theater of opressed'i duymamıştım biraz araştırdım, ama yok benzemiyorlar.. Bu theater of opressed daha idealist birşeyler elde etmeye çalışıyor, in-yer face ise daha anarşist, tek amacı da suratınıza çarpmak "aha siz bu sunuz tamam mı, anladınız mı ulan" şeklinde..
Saygılar efendim sayenizde birşey öğrendim :)

TalismanDiyette said...

Gülçincim,
Var mısın seni kolundan tutup götüreyim bu oyuna? Tekrar gitmek istiyorum, o kası ay pardon oyunu bir daha görmeliyim :))) Ciddi diyorum, hem tanışırız fena mı olur? Belki sonra "gecelere de akarız". Senin son komik yazına nazire ediyorum :)) Korkma planlarımda Fatih Ürek yok..:) 22 Kasım Perşembe, bir düşün istersen ;)

TalismanDiyette said...

Ekmekçi kızım,
Yok daha önce Böcek' i de seyrettim ama onu ayrıntılı yazmadığım için aslında bu yazıdaki övgülerin bir kısmı da Böcek ten dolayı. Hatta Böcek bundan güzeldi..
Süperler di mi? Henüz buna gitmediysen, Gülçin' e yaptığım davet senin için de geçerli Ekmekçikızcım..
Öperim..

metin said...

Taliswoman Hanımcım,

Hayattaki sanırım tek "Oyunlarının henüz hiçbirini seyretme fırsatı bulamamakla birlikte en hızlı DOT övgücüsü" sıfatını taşıyan kimesne olaraktan sizi tebrik eder ve de ayrıca gıpta da ederim.

Bendeniz de Perihan ablamız gibi kenter kenter dökülen tiyatronun hal-i pürmelaliyle maytap geçer idim vakt-i zamanında. DOT çıktı namertlik bozuldu efenim.

TalismanDiyette said...

Metin Beyciğim,
Tüm ciddiyetsizliğimle "gıpta etme ne olur bilet al senin de olur" diyorum. Hatta siz de gelin bizimle.. Olmaz mı? Gerçi Gülçin ve ekmekçikız henüz cevap vermedi ama :)

gülçin said...

taliiiiiis, şimdi gördüm. şimdi evet diyorum. yani hızımı gör diye şeetiydim. kaçar mı bu teklif? çok sağol vallahi. evet evet evet.. ee,şimdi nolcak?

TalismanDiyette said...

Yaşasıın yaşasıın :))
Şimdi olaylar gelişeceekk..:) Niheheheh
Mailleşiriz Gülçincim.. Ben bileti alırım.

gülçin said...

anlaşıldı merkez. beklemedeyim :)

sevgiler

metin said...

Efenim ben ücretli bir köle, ergenliğinin doruğunda bir kız babası, fakir ama gururlu bir delikanlı olaraktan, Boğazlar sorununu aşıp da dot'turu dot'turu oyun seyredemem ki! Ot gibi yaaşamaya mahkumum uzun süredir. Bu mahkumiyetin bitesi filan da yoktir. Tiyatro sanatının namusunu kurtaaran muhterem DOT'a selam söyleyiniz benden de lütfen. Fani vücudum kara toprağı boylayacak, fekat DOT'a karşı duyduğum halisane hissiyatım ilelebet payidar kalacaktır.

İyi seyirler efenim. Nazik davetiniz için de yürekten teşekkür ederim. Lotodan 6 tutturduğumda davetinize koşa koşa geleceğimden kuşkunuz olmasın -Havana'ya taşınmadan.

metin said...

"kız" değil, "kızın" şeklinde olmalıydı ifade.

ekmekcikiz said...

Talisciğim,
Davetine teşekkür ederim, hem de çok.
:)
Şimdiden bir dahaki DOT oyunu için sana söz vermiş olayım.
Bu oyun için benim önceki DOT deneyimlerimin paylaşıcısı arkadaşlarıma sözüm var, hatta, bir ara bilet almalıyım.
Gülçin'le de tanışmayı çok isterdim.
Bir daha fırsat olur, umarım.
Sevgiler.

sherlotte holmes said...

DOT uzun süredir internette basında tv'de nerde görürsem atladığımi seyretmek için öldüğüm fakat fiziki imkansızlıklar nedeniyle izleyemediğim bi tiyatro/ekip/şey. gidemedim ama sen gittin, çok beğendin ve murat daltaban gözümde bir kez daha büyüdü...

DIAGONEL said...

WALA BUNCA ÖVGÜDEN SONRA GİDİP GÖRMEMEK SORUP ÖĞRENMEMEK ADINA VERDİĞİM O HAYASIZ UMURSAMAZLIK ÇABAM İÇİN KENDİMDEN UTANMIŞ BİR HALDEYKENN...
KENDİMİ KURTARACAK BİR ÇIKIŞ BULDUM....




EVET TALİSÇİM SANA 100 DE 1500 KATILIYORUM ERKEKLERDE METALAŞTIRILSIN ...

HAHAHAAA
ÖPTÜM SENİ ...

Anonymous said...

Ben almanyadan sevgi, gercekten cok guzel bir blog, eger twitter veya facebook sayfasi varsa hemen
ekliycegim.

Anonymous said...

I think this is one of the most vital information for me.
And i am glad reading your article. But want to remark on
some general things, The site style is wonderful, the articles is really nice : D.
Good job, cheers

Also visit my website - signature Email

Anonymous said...

I like what you guys are usually up too. Such clever work and reporting!
Keep up the terrific works guys I've you guys to our blogroll.

my web site; http://www.disasterreliefgroup.org/groups/top-tips-for-developing-a-winning-email-templates-campaign/

Anonymous said...

Amazing things here. I am very glad to peer your article.
Thank you a lot and I am taking a look ahead to touch you.

Will you kindly drop me a mail?

Here is my site ... email templates Free download

Anonymous said...

Thanks to my father who stated to me concerning
this weblog, this webpage is actually amazing.

my web-site ... email newsletters templates

Anonymous said...

With havin so much content do you ever run into any issues
of plagorism or copyright infringement? My blog has a lot of unique
content I've either authored myself or outsourced but it seems a lot of it is popping it up all over the internet without my authorization. Do you know any solutions to help stop content from being stolen? I'd definitely appreciate it.



My page; silverware

Anonymous said...

Greetings! Very useful advice within this article! It is the little changes that make the biggest changes.
Many thanks for sharing!

my website Relevant Web Page