Thursday, June 04, 2009

Mad About You & Myself


- Bazen duble aşık olduğumu düşünüyorum. Sevgilime aşığım. Bir de sevgilime aşık halime aşığım. Bazen beraber çektirdiğimiz fotoğraflara baktığımda kendime hayranlıkla bakakalıyorum. Öyle matah güzellik filan değil gördüğüm. Ama gözlerimden bir ışık fışkırıyor. Sanki içimden fener tutmuşlar gibi. Kendimi hiç öyle görmedim ki ben. Resmen ağzı açık ayran delisi gibi bakıyorum kendime ve ne yapayım kendime de aşık oluyorum. Peyami Safa olsa, aşk zaten maşuğun gözbebeklerinde kendini görüp kendine aşık olmaktır filan gibi sözler ederdi herhalde. Narsist de değilim ama ikimizi de seviyorum. Nazar değmesin.


- Bizim işyerinde hemen benim yanımda oturan kızlardan biri Sarıyer yakınlarında bir ev tuttu. Ev çiftlik evi gibi, yeşillikler içinde ve kocaman bahçesi var. Hayvanlar da varmış. tavuklar, kedi köpek. Ben de "oh ne güzel o tavuklardan arada kesersiniz. Çok güzel oluyor evde yetişen tavuk, bu yediğimiz saman gibi şeylere benzemez" dedim. Allah yanımda oturan iki kız da bir şok olsunlar bu sözlere. Nasıl olurmuş, insan baktığı hayvanı kesip yermiymiş. Çok insafsızca imiş. Bunu söyleyen kız o sırada tavuk yiyor yanlız. Eee tavuk yiyorsun dedim, o farklıymış, hayvanı görmemiş ki ama kendi bakıp büyüttüğü hayvanı yiyemezmiş. Bunun üzerine ben inekleri çok sevdiğimi ama yaşlandıklarında kesip sucuk yaptığımızı ve o sucuğun tadına doyulmadığını filan söyledim. Bir nevi yangına su attım. Ama çok doğal geliyor yahu bu bana. Ne yapsaydık ki. 10 tane inek var bizde, her sene yavruluyorlar, hepsini tutmaya kalksak, bize köyün kendisi kadar ahır lazım. Kafadan olmaz yani. Uyanın uyan, bu yemeklerde önümüze aldığımız etler ağaçta filan yetişmiyor. Vejeteryan olup da et yemeyen biri bana karşı çıksa eğerim boynumu, ama bu türlüsü ben görmiyim de hayvanlar ölürse ölsün demek gibi. Ayrıca bu çok para kazanınca tavuklu, yeşil eve geçmek de biraz ironik değil mi? Anlamsız işimizde paso birilerine para kazandıracağımıza, köyümüze geri dönsek,tavuğumuz , yeşilliğimiz hazır yani.


- Eve duvara asmak üzere resimler aldım. Bir tanesi yukarda gördüğünüz. Dragon Spell. Güzel di mii? Yeğenim bayılacak, kendisi 7 yaşında ve en sevdiği şeylerden biri benim uydurduğum masalları dinlemek. En çok da kalelere saldıran ejderhaları ve o ejderhaların arkadaşları ile maceralarını seviyor. ama ejderhanın arkadaşları absürd, tavşan, keçi, kutup ayısı gibi.. Ben anlatırken her birini kendi arkadaşlarından biri ile ozdeşleştiriyor. "Aaa tamam o Ali iştee" filan diyor. Eğleniyoruz biz :) Kendisi tabii ki ejderha.


- Yeğenim dedim de geçenlerde onunla yaşadığımız nefis diyalogu da buraya yazmalıyım. Bununla piknikte muhabbet ediyoruz ama sanki birbirimizi tanımıyormuşuz da orda tanışmışız oyunu oynuyoruz. Arada "Talisman teyzem var bir de" diyor. Ben soruyorum:

- Peki nasıl biri bu Talisman teyzen?

- Hımm, biraz tombik, gözlüklü, tatlı yüzlü biri işte.

- Hadi yaa seviyor mu seni bu teyzen?

- Tabii çok sever.

- Sen onu seviyor musun?

- Hem de nasııl..

Ama bu "hem de nasıl" ı o kadar içten söyledi ki, eridim ben. Oyunu filan da bozdum, canııım şeklinde saldırdım çocuğa :) Komiğim.


Neyse böyleyken böyle, bugün Cuma, hayat güzel.


Bir de şu anda Nil' in "Çok canım yanıyo" şarkısını dinliyorum, sadece benim mi aklıma sado-mazoşizm geliyor bu şarkıyı dinlerken? Daha duygusal biri olmalıyım yaa. Böyle olmuyo.




4 comments:

JoA said...

yok, benim de o şarkıda aklıma aynı şey geliyor ve de gayet duygusal biriyim. don't panic:)

duble aşıklık olayına bayıldım! ben kendi kendime yapamadım bu tespiti ama öğrencilerim çok söyledi. "hocam size bir haller oldu, nasıl oluyor da oluyor" dediler. (demek ki önceden eciş bücüş bişeymişim.) "gidin aşık olun, öyle konuşalım çocuum" dedim. şok şok şok, flaş haber olarak girmiştir artık dedikodu sistemine:)

tavsan said...

:) pek gulumsedim, pek sevindim:)

Ekmekcikız said...

Cuma yine geliyor Taliscim, az kaldı. :))
Leonard'a gidelim diyorsan, gidelim valla! Biletleri deri yüzüyormuş diye duydum, fekat!
:)

Talisman said...

Joa selam,
Seninle benim aşıklık halleri biraz benziyor birbirine, blogundan takip ettiğim kadarıyla. :) Öğrencilerin farketmesi de ayrı bir güzel.. Nazar değmesin. :)

Tavşan,
Sağol canımın içi. :)

Ekmekçikızcım,
Hiç sorma yaa, ben fiyatları sonra gördüm de "Allaaah bir fırın parası" dedim. Fırın almaya çalışıyorum da bu aralar. Ama bilmem ki bu da ömrü hayatımızda bir kez olacak bir tecrübe. Gidelim be ekmekçikızım :)