Tuesday, March 17, 2009

Bi The Way


If te bir film seyrettim: Bi the way.

İki kız feci eğlenceli birşey yapmışlar, Amerika' yı baştan başa katederek, herkese biseksüellik ile ilgili fikirlerini sormuşlar. Bu konuşmalardan ve genel anlamda biseksüellik kavramından bahseden bir belgesel çekmişler.

Feci eğlenceli çünkü bir kere içinde yolculuk var hiçbişey olmasa..

Film şu argümanla başlıyor:

Amerikan gençliği içinde giderek artan bir biseksüellik eğilimi gözleniyor, bu hep böyleydi de şimdi mi açıkça konuşulabiliyor yoksa Amerikan gençliği seksüaliteyi farklı bir yere mi taşıyor? Film bu izlek üzerinden gidiyor ama arada baya bir soru soruyor, seksüel kimlik hakkında.

En ilginci 11 yaşında babası eşcinsel olan bir çocuğun gözünden olaya bakılması idi. Genelde istenen çocukların büyürken bir erkek bir dişi figürü görmesi ve bu figürlerin olabildiğince straight olmasıdır ya, çocuk bunun antitezi. Bir kere olağanüstü akıllı bir çocuk ve mutsuz görünmüyor, sağlıklı da duruyor oldukça. Fakat her yaşıtlarından farklı çocuk gibi erken büyümüş. Lafları, kafa yorduğu meseleler çok "büyük" işi.. Bir de tabii filmi vermek istediği mesaj bu olduğu için çocuğun hayatını manipüle ederek de anlatıyor olabilir. Gerçi bundan kaçınmak için sanırım, çocuğun küçükken annesine " ben eşcinsel olmalıyım yoksa babam beni sevmez." dediğini anlattırıyorlar. Küçük bir çocuk için gerçekten kafa karıştırıcı. Ama yavrum çözümü bulmuş, "İlerde eşcinsel mi olurum, hetero mu olurum diye çok kafa yoruyordum. Bu kafa yorma iki yılımı aldı ama sonunda zamana bırakıp çocukluğumun keyfini çıkarmaya karar verdim." diyor. :) Öyle tatli bir ufaklık ki..

Başka bir soru biseksüel biri monogam olabilir mi? Seksüel kimliğini normalden farklı tanımlayan biri, tavşanlar gibi seks yapmak zorunda mıdır? Tek eşli olabilir mi? Filmde monogamininde farklı bir tanımını görmek mümkün. Biseksüel kadınla erkek arkadaşı beraber yaşıyorlar, birbirlerini aldatmıyorlar fakat geceleri partilerde beraber kız avına çıkarak, "muhakkak ikisinin de onayladığı" bir kızla başka mecralara yelken açabiliyorlar. Fakat bunu aldatma olarak tanımlamıyorlar. Kız bir gece rüyasında erkek arkadaşını aldattığını görüyor ve dehşet içinde uyanıyor. Bu normal bir kadının hissedebileceği dehşet hissi ile aynı. Yani sınırlar farklı çizilse de bir sınır çizilerek mongami yaşanabiliyor. Bir de güzel bir lafı var kızın erkek arkadaşının: "Tyra' nın kızları da beğendiği için bir gün benim yerime bir kızı koyması gibi bir tehlike olduğunu biliyorum ama yarın başıma bir meteor düşebileceğini de biliyorum" tarzı bir laf ediyor. Kişilere ipotek koyamayacağımzın, hiç bir ilişkinin garanti belgesi ile gelmediğinin güzel bir ifadesi.

Film biseksüelliği bir moda bir çerez trend olarak da değerlendirilebileceğinin de altını çiziyor. Yani Amerikan gençliği bunu "cool" birşey olarak görerek yapabilirler. Madonna' nın Britney'i öpmesi, OC de (OC yi çok pis takip ediyomuş bu Amerikalılar) kız kahramanın başka bir kızla ilişki yaşaması filan gibi şeyler biseksüelliği bir seksüellik kimlik değil de bir moda olarak mı yaşanıyor dedirtiyor. Bu tabii Amerika'yı bağlar. Bizde böyle bir moda çıkması biraz zor olduğundan :))

Bir sürü konuda sorular soruyor film, sonunu da Amerikan gençliği seksüel kimliği yeniden tanımlıyor olarak bağlıyor.

Filmin negatif yönlerini sıralamak gerekirse özellikle fazla pembe bir dünya çiziyor yani tamam orası Amerika olabilir ama nüfusun kaçta kaçı bu tip şeyleri rahatça tartışacak kadar open minded olabilir? Çok ta olduğunu sanmıyorum. Yani filmde hep ya biseksüel ya da biseksüelliği öcü gibi görmeyecek kişilerle konuşuluyor, biraz tek yanlı. Gerçi "toplum buna hazır değil, çekilmemeli" anlamında demiyorum tabii, toplum buna hazır değil lafının tam bir zırva olduğunu da düşünürüm ama bu film keşke o hazır olmayacağı düşünülen toplum tarafndan izlenerek biraz kafa açıcı olabilse. Ama kendin çal, kendin oyna tarzı bir durum var.

IMDB de de buna değinmişler, bu filmi zaten biselsüelliği öcü görmeyen ya da sempati besleyen insanlar seyredecek o zaman esprisi nedir gibi. Doğru. Bir de tabii bunu seyredip böyle bir dünya var diyerek filmden çıkınca erkek arkadaşının dudaklarına yapışacak bir erkek varsa onun için tehlikeli olabilir bu film :) Yok öyle birşey dostum.

Bir de belgesel film olarak öyle çok süper bir film değil ne bileyim soruların dizilişi, röportaj görüntüleri filan yani çok etkileyici bir belgesel değil ama öyle bir derdi de yok gibi daha çok seksüel kimlikler üzerine bi muhabbet edelim hadi bakalım şeklinde. E iyi keyifli.

Bir de bilmem bana mı öyle geliyor ama bence biseksüellik halk arasında eşcinsellikten daha fazla kabul gören birşey. Daha çok erkekler için konuşuyorum çünkü zaten kızların kızlarla beraber olması arzu edilir birşey gibi sunuluyor. Yani bir sexual orientationdan çok bir performance art gibi, estetik bir olay gibi.( Bu biraz da medya gazı tabii yoksa kız kıza ilişki her zaman şiir gibi olmuyordur yani. ) Erkekler ise sanki biseksüelse "kızları da becerebiliyor canım ama afacan arada erkeklerle de takılıyor" gibi daha sevimli düşünülüyor sanki. Belki de kızlarla da yapabildiği için eşcinsel ilişkide de aktif olduğuna karar verilip, "kız erkek ayırdetmiyo aygır" şeklinde sevimlileştiriliyor da olabilir. Zaten bildiğiniz gibi eşcinsellik, erkişi pasifse daha kötü algılanan birşey. Aktif olunca kendisini eşcinsel olarak tanımlamayanlar bile bolca var. (Funny :))


Filmde de bir ara aslında erkek biseksüel diye birşey yoktur, dah açılamamış eşcinseldir onlar şeklinde bir teori de konuşuluyor. Sanmıyorum ben durumun bu olduğunu.. Bir de eşcinsel ilişkide illa bir aktif bir pasif olmadığını da yeni öğrendim. "Way to go" diyorum hem kendime hem insanlığa..

5 comments:

tavsan said...

ben de tam bugun bu konuyu dusunduydum ucundan. iki gun once nihayet "yasamin kiyisinda"yi seyrettim de (bu arada begendim ben filmi). senin yazinin sondan ikinci paragrafi super (ve aci ayni zamanda). aynen katiliyorum. dediklerin kufurlerin cogunun kadini kotuleyen sozler olmasiyla da uyumlu bir durum. yani erkegin kadin gibi olmasi tu kaka cunku kadin tu kaka, kolayca asagilik olabilecek, zayif, yumusak birsey onlara gore.
yalniz monogami icin ornek verdigin biseksuel cift bana alaman filmi "elementary particles"i hatirlatti ve bence sorunlu bir durum. cunku seks duygusuzca isteksizce dokunma degil; dolayisiyla asik oldugun birinin baska birisiyle sevistigini gormek (sen de onunla sevissen bile) hos degil; cok yorucu bir duygu ve zedeleyici geliyor bana.
tabii bunun sahiplenme duygusundan kaynaklandigi ve yanlis birsey oldugu tartismasi yapilabilinir ama asik iki insanda sahiplenmenin birbirinin onayi alinarak ve malin gibi degil de senin gibi gordugun surece olabilir oldugunu dusunuyorum ben. oy bu konu uzunmus yaa. neyse burada keseyim ben:)

fish said...

yaaa ben açıkcası pek şey bulmuyorum bu işi...şey kelimesinin yerine de bişi bulamadım bu arada..

ne bilim biseksüellik saçma gelio bana...böle özentilik olabilir çok doymuşluktan olabilir ne bilim yeni heyecanlar aramaktan kaynaklanabilir ama kimse bana yaa napim hormonlarım böle çalışıyo hem erkeği seviorum hem kadını demesin :Ppp

erkeği seven erkeği anlarım kadını seven kadını da anlarım eee heteroları zaten anlıyorum....ama biseksüelliği seksüel açıdan heleki hormonla falan yorumlayanlara gülerim..

desinki özendim de yapıorum amennaa :Ppp

mesela aynı anda kadınla da yatabilip eşcinselim diyen (bknz cemil ipekçinin kocası :PPpp ) erkeklerin eşcinsel olduklarına inanmıyorum...hangisi prim yapıosa onu kullanıyo işte imaj olarak bu tipler...parayı veren düdüğü çalıo dermişiiiiiiiiiim :Pppp böğğk

endiseliperi said...

bir mime davet edildiniz talisman hanım:)

Talisman said...

Çok uzun gittim, pardon..
Tavşan selam,
"Yaşamın Kıyısında" yı sevmemiştim ben. Niye sevmediğimi de çok iyi hatırlamıyorum ama ne bileyim hoşuma gitmemişti.
Biseksüel çifte ben de katılmıyorum. Çok kıskancım çünkü. Aşık olduğum biri başkasıyla sevişse kafayı filan yerim. Ama bu sadece beni ve aşık olduğum kişiyi bağlıyor. Burdaki biseksüel çiftte de sadece ikisini bağladığı gibi. Yani demek istediğim herkesin farklı gerçekliği olabiliyor. Daha doğrusu herkesin bir sınırı var aslında. Ahlak da kendi koyduğun sınıra uyman gibi, başkalarına zarar vermeden tabii.

Fish selam,
Biseksüellik konusunda böyle bir düşünce de var, özenilip yapılıyor aslında öyle olmaz filan gibi. Ben bilemiyorum doğrusu? Belki oluyordur, belki iki cinse de aşık olan olabiliyordur? Gerçekten bilmiyorum ama bana asla olmaz da gelmiyor.

Endişeli Peri hoşgeldiniz,
Mimi gördüm, çok sevindim, hem mimin konusu hoşuma gitti, hem de sizin yazınızda benden bahsetme biçiminiz. :) Mutlu oldum. Önce bir iç dökme post u yazacağım sonra da sizin miminizi :)

Herkese sevgiler.

Esther said...

OHHH YAAA İŞTE BENİM TALİSİM.... senden az mı film öğrenip de izlemiştim.. "pan'ın labirenti, i'm cyborg but dets ok, tideland" neler vardı yahu arşivimin başköşesinde duruyorlar...

şimdi her zamanki gibi bunu da not aldım ve en yakın zamanda alıcam.. o zaman.. filmin kritiğini yaparız senin burda...