Wednesday, August 05, 2009

Anti Depreş


Bir süredir anti depresan kullanıyorum ben.
Şimdi benim derdim obsessive compulsive lik. Böyle havalı durduğuna bakmayın gayet paçoz bir şey. Özeti şu, beynin o sırada aklına takılan şeyin peşinden bokunu çıkarana kadar gidiyor. Yani takıldın mı takılıyorsun. Ne bileyim mesela yemek takıntın varsa (ki benim var) 24 saat yemek düşünüyorsun, yesen de yemesen de. Yani yemeyi de düşünebilirsin yememeyi de, ama aklında oluyor hep. Ya da mesela birşey yapmaya başlıyorsun diyelim dizi izliyorsun, bokunu çıkarana kadar aynı şeyi izliyorsun. Aklı başında insanlar diziyi bırakıp 12 de yatıyorsa sen 5 te yatıyorsun ertesi gün işin varken. Yani bunu herkes dönem dönem yapar ama sen abartıyorsun bu işi. Ya da mesela odanı bir dağıtıyorsun, yaşanmaz hale gelene kadar toplamıyorsun. Efenime söyliyim hatta tuvalete giriyor, 1 saat çıkmıyorsun filan. Yani şöyle düşünün herkesin bazen yaptığı aşırılıklar vardır, obsessive in sorunu bu aşırılıklardan dönmeyi bir türlü becerememesidir. Yani obsesifin "anam ben naapıyorum, dur toparlanalım" deme süresi normal bir insanın bunu farketme süresinin 5 katı filandır. Böyle de bilimselim. :)
İşte anti depresan burda devreye girer. Benim kullandığım cins anti depreş tamamen insanı törpülemeye yarayan bir cins. Yani senin aşırılıklarını törpüler, bişeye çok takılmanı önler bir alet. Ama kendisi duygu ayrımı yapmıyor mesela arada cinsel isteği filan da biçen bir ilaç :) Ama öyle zombi filan da yapmıyor. Makul saatlerde uyumanı, daha normal olmanı ve çok takılmamanı sağlıyor. Faydalı bir eser. Çünkü senin dengeleyemediğin enerji dağılımını , o dengeliyor. Yani takıldığın şeylere acaip enerji vermeni ve hayatındaki hayati şeylere enerji kalmaması olayını engelliyor.
Ben tedavi sürecinde ilacı bıraktım. Yani bir süredir ilaç almıyorum ve etkilerini hissediyorum. Ne gibi etkiler?
Mesela sanal dünyada fazla vakit geçirmek gibi etkiler. Şimdi bu yazıyı bloguma yazdığım için biraz ironik gelebilir yazdığım şey ama öyle değil. Bloguma yazı yazmamı aşırı bulmuyorum. Ama verimsiz bir şekilde beni sinir edecek olan şeyleri özellikle bulup okuma gibi bir huyum var. Yani nasıl anlatsam bir ayar verme merakı.
Eskiden de biraz böyleydim ama aşırılaştı biraz, mesela hepimiz seksizm takıntılarımı biliyoruz.
Benim bu çatışmayı besleyen daha doğrusu sinirlendiğim şeyleri ön plana çıkaran herşeyi okuma alışkanlığım var, elim değdikçe de ayar veriyorum. Ne bileyim ayar vermesem rahat etmiyorum filan. Yani ne gereği var ki? Bir kere devamlı çatışma, didişme içinde oluyor insan, iç sıkan ve nasıl desem verimsiz bir uğraş. Kadınların "Sanal Süper Kahraman" ıyım sanki.
Bu çaba anlamlı bir çaba olsa cidden işe yarasa amenna ama devamlı bir kendini duvara vurma gibi bir uğraş. Geril geril ve duvara toslayacağını bilerek koşup duvara çarp. İç organlarını zayi etme pahasına.. Neden ki? İşte beyin takık durumda, yani oraya takılmış ilerleyemiyor koduumun beyni.
Bir çatışmadan beslenme olayı da var, mazoşistlik bildiğin. Bir yerde bir bok çukuru görünce yolunu değiştirmek yerine, bodoslama çukura dalıp, çukura bok dolu olduğunu anlatmaya çalışmak. Her bokta kendi içindeki bokları daha çok farkedip, kendinden dehşete düşmek. Halbuki pisliği öyle de karıştırsan böyle de karıştırsan pislik pisliktir. Ve karıştırdıkça kendi içindeki pisliğe daha çok gömülürsün ve kendi pisliğini beslersin. Beslendikçe seni sarar ve hareketsiz koyar bunlar, enerjin kendini ve etrafını lanetlemekle tükenmiştir çünkü. Böylece boktan asla kurtulamazsın. Halbuki başlangıçta çukuru görünce yolunu değiştirme imkanın vardı. Yolunu değiştirip seni kendi içindeki pisliğe değil de, ne bileyim lame bir ifade ama güzelliğe de fokuslanabilirdin. Tercihin seni dibe çeken oluyor ama.
İşte başlangıçtaki konuyu dağıtmazsam ilaçları bırakmamın bende sanal dünyaya bu şekilde aşırı dalış şeklinde bir tezahürü var. Bundan kurtulmalıyım. Bu çatışmadan beslenen mazoşistik yana dur demeliyim.
Ha eğer örnek ver len süslü süslü konuşuyosun da ne yapıyorsun yani neleri okuyorsun derseniz, işte 5 Posta ya gidiyorum bi millete ayar veriyorum. Çünkü 5 Posta bence güzel ve kaliteli bir blog olsa da hayli seksist (Fenasi de kabul ediyor zaten) ve bu pedofili olayları müsamaha seviyesi ile beni sinirlendiren bir yer. Sonra gidiyorum "Evli Adam" a , bir laf ebeliği, bir laf geçirmeye çalışmalar, biraz ergen modunda, efendim gidiyorum "Vakit" okuyorum, kadınlara bakışlarını dehşetle okuyup kin doluyorum, gidiyorum Nihal Bengisu Karaca okuyorum, gidiyorum Nur Çintay' ı okuyorum, arada bazı yine sinir olduğum erkek bloglarını okuyorum, beğenmeye beğenmeye, henüz yazmasam da içten içe laflar hazırlıyorum filan. Girdap bu.
Kurtulup yoluma devam etmeliyim.
Hohh, az rahatladım.

21 comments:

Anonymous said...

Talisman,
Bir Erkan Oğur konserine gidelim. Konuşmaya gerek yok. İçimiz boşalsın maksat. Rakının dibini görüp denize kusalım. Ama sen benim ben olduğumu bilsen konseri rakıyı bırakır beni hizaya sokmaya çalışırsın diye düşünüyorum. Seviyorum seni. Sevgiler

Hellberry

FUNdy said...

Daha once Snuff isimli yazina da birakmistim bu tavsiyeyi simdi de tekrarlayacagim....Mutlaka Pema Chödrön oku..mutlaka...Start where you are diye bir yaklasimi vardir ...o anda hissettiginiz seyleri kabul ederek onunla birlikte bir adim sonrasina gidebilmekten bahseder...Derindir coook derin...Bir budist olmasina ragmen, onun yaklasiminin onyargisiz gozle okundugunda dinle bir alakasi yoktur...Derinlemesine insan psikolojisine dalar... Pema okumak ve o felsefeyi anlamak bi yandan Psikoloji 101 dersi almak bir yandan da uygulamali master tezi yapmak gibidir...:)
Selamlar, Fundy
http://www.shambhala.org/teachers/pema/

tavsan said...

bu saydiklarin son senelerde bende de var korkarim ki. ama bu gavur ellerinden kaynaklaniyor biraz da. yerlesik hayati ertelemek, dil, iletisim, arkadasliklar, yasam bicimi, yoldasin stresi. bunlarin bir kismi cozulunce ben de duzelicem diye inaniyorum. su Pema Chodron'u arastiricam simdi; ben de bi okuyim diyorum -start where you are iyi bir yaklasim keza.

tavsan said...

hmm "start where you are'la ilgili amazon'daki yorumlari okudum da biraz fazla teknik terim ve siniflama iceriyormus gibi duruyor.

kalya said...

Merhaba, sanırım bu obsesif kompulsif bozukluk bende de var, üstelik taa ilkokul 5. sınıftan anılarım var konuyla ilgili, durağa gidene kadar yoldaki bütün kağıtların üstüne basmam gerektiği gibi bir düşüncem olduğundan otobüsü kaçırırdım mesela. Oyun gibi başlayıp ilerlemiş olabilir mi bilmiyorum ama sonu düşüncelere saplanmaya varıyor ve bunun için de bok çukuru benzetmesinden daha iyisi olamaz. Zihne disiplin lazım. Pema'ya ben de bakacağım, budistse daha bile iyi:)

gregor samsa said...

ilaca ara verince cinsel istekteki değişimler yazıda belirtilmemiş.
demek ki bir değişim yaşanmamış.
frijit' i alınan depresyon ilaçlarıyla karıştırmayalım lütfen :P

zeynep said...

Merhaba Talisman,

Obsesif misiniz bilmem ama, çok samimi ve tatlısınız. Kaçak'tan duyduğumdan beri ben de 5 Posta'nın sürekli okuru oldum. Bir de evet Nihal B. Karaca:)

senaaaaa said...

bir nevi seni kınıyorum sana laflar hazırladım durumu. çok yorucu değil mi ama yau..

Talisman said...

Hellberry,
Belki de seni tanıyorumdur haa, benzer dönemlerde okumuşuz, hele de yurtlardaysan. Zaten şöyle bir taşralı, gözü sonradan açılmış müendiz profili çiziyorsun, Allahıım makina bölümünden bile olabilirsin. Creepy..
:) Yok yok seni hizaya sokmak filan yok, naapıyoruuz kendimizi hizaya sokuyoruz önce. Büyüyüp de geliyoruz :)
Selamlar.

Talisman said...

FUNdy,
Görmemişin snuff a yorumunu, hoşgelmişsin.
Şimdi ben aslında bu öğretilere karşı biraz önyargılıyımdır. Bana bunlar da dinin bir çeşidi gibi gelir. Hatta modern insan namaza burun kıvırırken yoga hareketlerini filan bir dini vecibe gibi yerine getirdiğinde gülüyorum filan. Modern zamanın cool dini gibi bence bu tip şeyler.
Amaaa önyargılı olmak iyi birşey değil, samimiyetle söylüyorum, Pema Chödrön ü araştıracağım. Ama sonra abuk subuk yorum yaparsam darılmaca yok :) Şimdiden söyliim.
Teşekkür ederim paylaştığın için. Gerçekten..

Talisman said...

Tavşan,
Hadi sen gavur ellerdesin bana ne oluyor. Öz yurdumda garibim. Heheheh.. Pema Chödrön e ben de bakcam, paylaşırım yorumlarımı.
Öptüm.

Talisman said...

Kalya,
Evet evet, obsesif kompulsif tam daböyle birşey. Senin anlattığın biraz obsesivin umutsuz kontrol çabası. Yani hayatı kendi yaptığı şeylerle kontrol edebildiği sanrısına kapılması.
Bence çok da kafana takmamaya çalış, takıldıkça derinleşiyor. :) Öyle anlamsız ki bu öğüdüm bu arada, farkettin di mi? :)
Sevgiler.

Talisman said...

Gregor,
Yazıyı şöyşle okudum herhalde:
- hımm gitmiş cinsel istek, vah Talisman vah..
- hımm ilacı bırakmış cinsel istek gelmiştir.
- ee hani cinsel istek geldi dememiş
- aaa hala cinsel isteğe dair bişiy yok.
- yazı bitti. Vah frijit vah..
:))
Abicim o kadar şey yazdık, bu mudur aklında kalan:? :))Merak etme libido aslanlar gibi geri geldi. Ama uzun mesafe ilişkisine yeni giren biri olarak sana söyleyeceğim bunun pek de süper birşey olmadığı. Mihehehe.. Anlıycaksııın..

Talisman said...

Zeynep selam,
Sana sen diyim çünkü Passive Apathetic aracılığı ile ben seni takip ediyorum bir süredir. Yorum muhabbetleriniz de hoşuma gidiyor :)
Seni görmek güzel.
Sen 5 Posta yı nasıl buluyorsun dediğim bakımlardan?
Bir de Nihal B. yi ben aslında yazar olarak beğeniyorum ama bazı temel noktalarda öyle ayrıyız ki, beni çileden çıkaran şeyler yazabiliyor.
Sevgiler.

Talisman said...

Senaaaa,
Kuzum aynen dediğin gibi aynen. Ve evet çoook yorucu ve verimsiz ve anlamsız ve ve.. Ühühühühü :)

Anonymous said...

Talisman,

Hadi bakalım, tanış çıkıcaz yakında. Bana asılmış olabilirsin :) Evet abaza yurdunda kaldım bir 3 sene. 5 ve 3'ten çıkmazdık. Gözü sonradan açılmış dedin kalbimi kırdın. Creepy dedin hepten kırıldım . Elektrikler kesildiğinde o 5. yurttan bağıran kızlar kimdi acaba?

Sen işletmecisin?

Hellberry

Talisman said...

Hellberry,
Hiç te asılmadım. O zamanlar düzenli bir platonik aşkım vardı. Iyy abaza yurdundaymışın bir de, terlikler ve eşofmanla dolaşıyodun kesin uyuz uyuz.. Double creepy..

Anonymous said...

Düzenli platonik aşkın vardı demek :) Walla kız yurdunda kalmak için müracaat ettik ama kabul ettiremedik Talismancım. Mecburen abaza yurdunda kaldık.

zeynep said...

Sevgili Talisman,

5 Posta'da millete ayar verdim dediğin konuya nasıl baktığımı örnekli anlatasım geldi. Şimdi; geçenlerde bir resim vardı basında, adamın biri, elleri ve gözleri bağlanmış, yere yüzü koyun yatırılmış. Üniformalı biri başına tek el sıkıyor. Ve the end! Adını unuttuğum bir ülkede, bir çocuğa tecavüz edip öldüren adamın infaz görüntüsüydü bu. Bu resme bakarken duyduğum, acıyla karışık tuhaf bir rahatlama hissiydi...

Neyse... 5 Postayı ilgiyle okuyorum. O temada nette rastlanabilecek en kaliteli site bence veya başka varsa da ben habersizim. Zamanla bloguma kaydedip, hatta yorum yazma ve diğer aşamaları hızla geçeceğimi umuyorum:)

Gelelim Nihal B. Karaca'ya. Bu kadında beni çeken şeyi biliyorum; samimiyet. Bazen evet, temelde bana tamamen zıt, hatta arada bir pespaye bulduğum fikirlerini (MJ yazısı gibi) okurken bile samimiyetini hissetmek hoşuma gidiyor.

Sana yazmanın, tehlikeli bi şey olduğunu farkettim şimdi. İnsan kendini tutamıyor, benim gibi konuşma/yazma konusunda çekingen ve sessiz birini bile açıveren bi sıcaklığın var:)

Sevgiler.

Talisman said...

Sevgili Zeynep,
Bence hiç kendini tutma, sen anlat ben zevkle dinlerim. :)
Nihal B. ile ilgili yeni komik birşey oldu benim cephemde. Halis Toprak röportajını okuyunca, Nihal buna güzel bir yazı döşesin bakalım, cennete 40 huri var bana eminim filan dediği için dedim. Hatta "hadi Nihal, yapabilirsin, hadi yavrum, gel ortak bir nefrette birleşelim seninle" bile dedim. (Galiba gerçekten çıldırıyorum.) Nitekim beni mutlu etti, Halis Toprak vasıtasıyla olmasa da yine de birleşmişiz. Şimdi bu muhafazakar kadınların, kadın erkek eşitliği konusunda dinin çerçevesinden fırtmamaya çalışırken tutundukları bazı argümanlar oluyor. Nihal B. ninki, "nesep" olayı, kadının tek eşli, erkeğin çok eşli olabilmesini neseple açıklıyor o. Yani soyun kimden olduğunu bilmek için kadın tek kişi ile sevişmeli ki, çocuk doğduğunda bunun nesebi nedir acep denilmesin. Ama öbür dünyada da kadınlar tek eşli denince Nihal' im bi çıldırmış. :)
Eğlenceli..
İşte yazı:

http://www.haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=3373

Bu arada 5 posta ciddi kaliteli evet, ki o minvalde kaliteli olmak da herkesin harcı değil, yani hem hardcore hem kaliteli olmak zor yoksa kaliteli softcore gırla ve çok sıkıcı :)
Gördün mü sen de beni açtın, bir araba laf ettim. :)
Sevgiler.

badem said...

merhaba,
ya yazınızı okurken bi şok oldum, bi afalladım.
ya hem çok kötü oldum hem bi garip. benim en saçma huylarımı, savaştığım yanlarımı anlatıyorsunuz,bişeye takılma ve anlamsızca sürdürme. değiştirmeme. değiştirme karşısında çaresiz olma hissi.
iyice battığımı hissediyorum üstelik. daha da ileri gidiyor, daha da zorluyor beni.
ben bunu benimle ilgili bişi sanıyodum, karakterim böyle bozuk sanıyodum. ilaçla olabilir mi yani?
bir anda toz pembe olsun diye beklemiyorum tabi ama, biyolojik açısının bu kadar büyük oranda, ilaç tedavisi olabileceğini bilmiyordum.
oof. lanetlerimin üzerine umut doğdu şimdi : )
bu nefret ettiğim kendimi bi doktora götüreyim bari, napayım?
tavsiyeniz var mıdır?

sevgiler. .