Monday, May 07, 2007

Breathtaking!


Sevgili günlükçüm,

Bir an için biyolojik yaşımdan sıyrılıp, değineceğim konudaki olgunluk yaşım olan 15-16 ya uzanacağım ve sana bir sır vereceğim. Heyecanlandın di mi? :)

Şimdi günlüğüm bizim sınıfta bi çocuk var, eh tamam abarttım, yani bizim şirkette sevgili bir meslektaşım var.. İşte o var ya, saçlarını kestirdi ve aman tanrım bir içim su oldu.. Barbara Cartland terminolojisiyle ifade edersek onu gördüğümde nefes almayı unutuyorum.

Daha önce de sana çok pis platonik aşık olduğumu söylemiştim ya günlükcan, bu da ona benzer ama bu platonik aşk pattern ımda bir değişiklik de gözlemliyorum. Eskiden tüm platonik aşıklarımla can ciğer arkadaş olurken buna hiiç yaklaşmıyorum. Bir de hiiç belli etmem, o yüzden de arkadaşlığımız hep sürer.. Birinin düğününde deli gibi göbek atmışlığım birinin çocuğunu kucağımda zıplatmışlığım vardır. Kimi en yakın arkadaşımla beraber mutludur,
kimi kendi platonik aşkını bana anlatıp anlatıp ağlayarak beni deli eder. İki tane de aşkımı dayanamayıp söylemişliğim vardır.

İlkinde ben bunu arayıp yurda çağırmıştım çimlerde oturuyoruz ben stresten çim biçme makinası gibi çalışarak 10 mtr civarımda tüm çimleri yolarken bir yandan da meramımı
anlatmaya çalışıyorum, aramızda şöyle bir konuşma geçti:

Ufak tefek muhabbet sonra,

Ben: Ya ben sana aşığım..Sessizlikk..

Gafil İnsan: Ehm şey aslında benim duvarlarım var..

Ben: Hööö?? (hücre duvarından mı bahsediyo acaba, ondan hepimizde var) Nası?

Gafil İnsan: Yani işte o duvarlardaniçeri birini sokmaya hazır değilim..

Ben: (yuhh sana içimizi açıyoruz sen entellektüel sayıklamalardasın..) Haa evet duvarlar.. Hanngimizin yok ki? (sinir bozukluğundan gülme efekti eşliğinde)

Gafil insan: Başka kızlar da vardı aslında bana açılan ama işte hazır değilim..

Ben: Hadi yaa, biz bi fanclub kuralım bari ehihih (şebek mode on) Sen şimdi bana vermiyomusun yani? (terbiyesiz ayrıca seviyesiz mode on)

Gafil İnsan: ??..? (dumur dumur dumur)

Böyle sonuçlanmıştı ilk aşk itirafım işte ama iyi olmuştu bi ferahlamıştım..

İkinci de bunun kadar olmasa da trajikomiktir.

Ben: Ben sana aşığım.

Gafil İnsan2: Haa? Nası? Eee ben yani teşekkür ederim..

Teşekkür etti adam yaa, inanamamıştım :)))

Neyse konuyu dağıttım ben, konu "aşk hayatımdaki hüsranlar" değil nefes kesici iş arkadaşımdı değil mi? Evet işte böyle günde 3-5 kez nefesim kesiliyor aslında çok rahat arkadaş olabileceğim, anlaşabileceğim biri ama ben artık yeni bir platonik aşk-arkadaş istemiyorum, bari uzak olsun, bir değişiklik olsun..

Ha karşılık veremez mi derseniz, çok zor derim, her ne kadar iç güzellik vb çok önemli dense de dış güzelliğin de hatırı sayılır bir etkisi varken ve ben sözkonusu şahsın 2 katıyken (hadi 1,5 diyelim) pek mümkün değil. Gerçekler acıdır. Valla küçük Emrah edebiyatı yapmıyorum, sadece böyledir işte.. Belki ben bunu önemsemeyip ona göre davransam olabilir ama ben de o kadar kendine güvenli bir şahsiyet değilim aksine aşık olunca gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi bakakalan bir şahsiyetim..

Murathan Mungan durumu güzelce özetlemiş aslında :)


Bildiğim kendimi bildim bileli aşık olduğum,

Bildiğim ancak aşıkken var olduğum...

İşte bu yüzden, benim için aşık olmak;

Çoktandır hasretine katlandığım yokluğum.

'Eğer aşktan söz edildiğini duymamış olsalar

Hiçbir zaman sevemeyecek olan insanlar vardır, '

Demiş La Rochefoucauld

Benimse hep böylelerini severek başladı vurgunum...


Her durakta ölümsüz bir aşk edineceğim

Bir bakıştan, bir duruştan,

Çağrışımın sonsuz hızından

Unutulmaz bir sevgili daha bırakacağım ardımda.

Belki de yaşanabilecek en güzel serüveni

Terk edeceğim

Daha otobüsün ilk basamağında.

Kim bilebilir ki?

Sonrayı, sonrasını kim bilebilir?

Gizli gizli veda edeceğim ona; görmeyecek

Ve bu duyguyla burkulmuş yüreğim

Otobüs camına bağrında bir ok ile

Bir aşk levhası çizecek, ah min-el!

Bu da ötekiler gibi,

Kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden

Yaşayıp gidecek..

13 comments:

deriella said...

talismancım,
biz senle bu konuyu daha önce paylaşmıştık sobelerde ancak yine konu aynı yere gelince ben de paylaşmak isterim:)
ben de lise sonda bir platoniğime anlattım ama netten. sanki bnm en yakın arkadasım ona anlatmıs gbi. sonra da "sakın deriellaya soyleme arkadaslığımız bozulur" ayağı bile yaptım. sırf içimde kalmasın bilsin diye yaptım. iyi de yapmışım içimde kalmadı:) şimdi onca yıldan sonra yine platonik aşık oldum iyi mi:?
sana nacizane tavsiyem de olaya göz banyosu şeklinde bak:) kasma kendini, tadını çıkar. bir şey hissetmek aşık olmak çok güzel olayın nesnesinden bağımsız:)
açılırsan da açıl amaaaan:))
öpüyorum kocaman

yorum bırakmayacaktım kimseye işim gücüm var oyalanmayayım diye ama çok damardan girdin:)

karpuzzz bu kez istiyor... said...

yok be talis, ben de şu andaki sevgilimin 1,5 katı civarındayım ama oluyor işte hem de pek güzel oluyor. olmaz olmaz deme olmaz olmaz... ama azıcık -dikkatini çekerim 3-5 kilocuk kadar :))- zayıflasak o hiç fena olmaz hani...

limonagaci said...

ooff en fenası da bu..
benim aşık olan yerlerime bişiler oldu yeşil gözlü de gelmedi daha..
hazır aynı şirketteyken tadını cıkar her gün görmenin ama birazcık flörtle iş hayatını renklendirebilirsin.(cosmopolitandan bir alıntı değildir :) )
şimdi kaçmak yerine, 'kanki' olmak yerine ikisinin ortasında bir yerde iletişime başlasanız..
hiç belli olmaz be talisim.
hayat süprizlerle dolu yani.


o heyecanı hissetmek bile neye desen değer :)

NaKHaR said...

Ben kız meslek lisesinin ANADOLU bölümünde okudum mesela 3600 kız 36 erkek vardı ben o 36 nın içindeyim...

yakışıklı olmanın dezavantajıyla birlikte her hafta değişik tipteki kızlardan çıkma teklifleri alıyordum...

Sonuç; Teşekkür ederimler, bence başka birini aramalısınlar, tabii kız okulun en güzel kızlarından ve o kadar emin adımlarla geliyor ki kabul edeceğime dair.. ama geldiğinde direkt olarak NAK OUT filan ediyorum kızı ne yapalım kader kısmet meselesi...

eee sana da diyeceğim talismancım; belkim açıldığın her erkek gaydir... o yüzden kaçırmışsındır ama bunu kaçırma... ne aşklar gördüm ben... çıta gibin olsan nolucak evli kadınları görmüyon mu? evlenene kadar bilumia evlendikten sonra duba...

eğer böyle kabul ederse etsin zaten evlenince zayıflarsın nolcek :)

Noni said...

Benim de aşkımı itiraf ettiğim biri bunun üzerine söyleyecek pek birşey yok demişti kendisi tam bir kazmaydı burdan onu sevgiyle anıyorum :P
Bir de Nakhara hiç katılmıyorum bir kadın kendisine ne kadar bakarsa baksın ne yazık ki erkeklerin gözü aç ve her zaman komşunun tavuğu onlara kaz değil resmen kuğu gözüküyor ben bunu bilir bunu söylerim tecrübeyle sabittir efeemmm :D

Esther said...

Ahhh ben de Murat'a platonik aşığım... Ölüyorum ona olan aşkımdan... Ama ben itiraf ettim.. Önceleri saygılı ve anlayışlıydı
:( Şimdi umursamıyor bile.. Bense onu çok seviyorum...

Sakın sevdiğini itiraf etme.. Ne olursa olsun "loser" oluyorsun otomatikman... "Nasılsa beni seviyor kolay lokma" diye düşünüp sana hiç pas vermiyor ve seni üzüyorlar...

İstanbul'a gittiğimde Murat'ı kaçırıp tecavüz etmeyi düşünecek kadar çaresizim.... ben senden daha kötü durumdayım yani... şükret haline... :(((((

karmançorman said...

talisssss,sööleme bişi kaldırma totosunu yaa.bende yaşadım söylediklerim de çok oldu.hep de söylediğime pişman oldum.ha ama bak söylemek demek bitirmek de demek aynı zamanda.istediin buysa sööle ii bile olabilir.zira nedense o hiçbiyere koyamadığın insana açılınca, nereye koyacağını anlıyorsun ve bu çoğunlukla mümkünse ahır a dooru oluyor
( eşşeklik/öküzlük kontenjanından )
öpüorummm

Noni said...

Haa haa haaa karmançorman'ın yazdıklarına bayıldım ya süpperrrr :D

NaKHaR said...

bir çeken bilir bir çeken derler yaa kadınlar doğrusunu bilir... bir erkeğin ilgisini çekmek için harbiden pas vermemek gerekir...

tecrübeyle sabit olduğunu yapılan yorumlardan gördüm... yoksa bildiğimden değil.. :)

TalismanDiyette said...

Selamlaarr..
Deriellacım,
Sağol internet yeminini benim için bozduğun için :))
Haklısın kasmamak lazım, ben de öyle yapıyorum aslında, cidden birinden hoşlanmak güzel bir his, sonuçta bir sebebin oluyor heyecanlanmak için..
Senin net olayı da komikmiş :)) Ama cidden insanın içinde kalmaması iyi oluyor, bi rahatlıyosun hafifliyosun, oohh.. :)Senin son case platonik kalmaz inşallaahh..:)
Öperimm.
Karpuzcan,
Nasıl becerdin yahuu? Ver bir iki tiyo :)
Limonuum,
Senin bu yeşil gözlüye sinir oldum ben yaa, gelse ya artık hayret bişiy..O ikisinin arası iletişim çok iyi fikir ama ben fazla kasmadan buna yoğunlaşayım..
Sağol canım..
Nakharcım, yakışıklım, sana daha önce ne kadar komik ve sevimli olduğunu söyleyen oldu mu diycem ama 3600 kız söylemiş bana laf düşmezz :) Bana kattığın bu süper bakış açısı için teşekkürler. Artık içim rahat :)
Öperim..
Nonim bitanem, senin tecrübe de korkunçmuş, bu arada ben geri dönmene çok sevindim umarım sağlık konusu da hiç pürüzsüz hallolur, seni seviyorum canım..
Esther im , biz de karşılıklı şükret diyoruz birbirimize :)) Doğru ama benimki senin seviyede değil, o kadar takmıyorum kafama, diyorum ki sen de bu herifçiği bırakıp, Thanasis e mi yoğunlaşsan, hiç haddim olmadan söyledim bunu affet.. Öptüm..
Sasha cım :))) söyleyip bunu da ahırına yolcu etmiyim, yazık, böyle kalsın :)) Çok öptüm..

D-Chic said...

Bende hayatımda bir kere açılmışttım ve reddedildim eveeett walla öyle..aynen katılıyorum arkadaşlara söylenmemeli, söylediğin an kendini bi mok sanıp triplere giriyorlar.

ChoKingCandy said...

talismancım azcık geç kalmış gibiyim. "duvarlarım var" diyen tipe koptum hakkatten ne duvarı yaa :)))

şimdi sen bu platoniğine yaklaşamıyosan diğerlerine nazaran daha ciddi bişiler var.ama uzaktan olmaz bu iş,bence bi şekilde yakınlık kurup konuşabil,önce bi arkadaş olun bakalım belki çok iyi anlaşıp ilerlicek ilişki.

bu sırada kiloyu takıyosan da artık tam zamanı de ve diyetisyene mi gidiyosun ee yapıp edip ver kiloları...son olarak da "kendine güvenli bi şahsiyet değilim" DEME kendine.öptümmmm çook

gaykedi said...

inanmıyorum yaa! başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmez be pess :)

Nakhar ben uyuklarken katıla katıla gülerek sesli okuyordu yazdıklarını, o an pek bir şey anlamamıştım harbi çok matrak ve ders verici hikayeler :)