Tuesday, July 31, 2007

Şaşkın Talisman


Bu aralar sıcaktan mı bilmiyorum ama umulmadık şekilde şapşal hareket ediyorum. Hayır aşık da değilim. Anlamadım ki..

Önce resimden film bulma sorusu sorup, resme filmin ismini verdim. Yuh dedim kendime. Sonra da dün akşam bir dizi saçmalığa imza attım.

Şöyle gelişti olaylar:

Tam işten çıkarken cep telefonumu kaybettiğimi anladım. Aman tanrım panik oldum. Panik olmamın sebebi de cep telefonu kaybettimden ziyade "şimdi serviste ne yapıcam" paniği idi, çünkü yanımda kitap yoktu radyo dinleyecektim cepten. Hem kitabım yoksa hem radyo dinlemiyorsam serviste beş kaplan gücünde sıkılabiliyorum. Hatta trafik varsa delirebiliyorum. Sonra kesin tuvalette bıraktım dedim. Biri bulmuştur diye aradım.

Bir adam açtı, şöyle bir diyalog:

Önce ben:

- Oh cep telefonumu bulmuşsunuz, değil mi?

- Höö cep mii? Özel numara arıyor görünüyor.

- E yerimden arıyorum ondan.

- Yerinden mi? (amca kibar bir amca değil ilk andan itibaren bana sen diyor)

- Evet, işyeri yani

- Sen kimsin?

- Asıl siz kimsiniz? Neredesiniz?

-....Telefon kapandı, hemen senaryo yazdım, adam cebimi çalmış bir de utanmaz açıp konuşuyor , salağa yatıyor.

Çok sinirliyim, hemen aşağı güvenliğe gidiyorum.

- Cep telefonum tuvalette kaldı.

- ???

- Yani biri getirdi mi size?

- Yoo, getiren olmadı.

- Nasıl yani?

- ???

- Şimdi bir şey yapamaz mısınız yani?

- Nasıl birşey?

- Ne biliyimm.. (Sinirli bir ses tonu)

Ne yapsın ki adamcağız, CSI İstanbul da mıyız? Tükürük bezi tahlilinden hırsızı mı bulsun?Sonra hemen yine kendi telefonumu arıyorum:

- Aloo (bu benim ve çok sinirli olduğum zamanlardaki gibi sesim incelmiş komik çıkıyor :))

- Sen kimsin yav?

- Kim olduğumu ne yapacaksınız? O telefon benim.

- Hangi telefon?

- Sizin şu anda benimle konuştuğunuz telefon benimm..

- Ne diyosun yav?

- Benim telefonum oo. Nerdesiiin?

- Haaa??

- Nerdesin diyoruum. Kimin telefonu bu?

- Ali' nin..

- Ali mi? (Ali nerden çıktı?)

- Yav sen kimsin..

Bu noktada bende jeton düşüyor. Telefonu kapıyorum. Ben kendi telefonumu yanlış çeviriyormuşum meğer. Başını 535 yerine 537 diye çeviriyorum. Tanımadığım birinin telefonunu arıyor masum bir adamcağızı canından bezdiriyorum..

Allahım safi salağım. Sonra doğru numarayı yani kendimi arıyorum. Ve rezaletin ikinci perdesi, telefon sesi geliyor çok yakından, ama çok yakın, çantamdan.. Çantamdaymışş..

Ve bunlar güvenlik görevlisinin yanında oluyor, az önce çemkirdiğim adam. Şimdi dudaklarını kemiriyor gülmemek için, sonra benim güldüğümü görünce gevşeyip gülüyor, deli gibi gülüyoruz sonra ben servise yetişmek üzere dörtnala koşarak ayrılıyorum. Radyo dinleyebileceğimm..!! :))


Not: O adam mı? Hani yanlışlıkla aradığım? Sanırım hala tanımadığı bir kızın kendini arayıp "nerdesiiiiin, o telefon beniim" demesinin şokunu yaşıyordur. Kendimi Lost Highway deki, Mystery Man gibi hissediyorum.:)
Not2: Foto nun tabii alakası yok ama Jeremy' nin beni dinleyip böyle çekici çekici güldüğünü hayal etmek istedim..

14 comments:

Lilium Bosniacum said...

ahhh o jeremy yok mu.... benim unv'deyken tekir kedim vardı.. adı jeremy.. çağırınca hmmm derdi.. sonra o zamanki erkek arkadaşım şimdiki eşim sorduydu niye jeremy diye ben de jeremy' s spoken şarkısından dediydim.. tabi ki jremy ironstan dı :) he he

ekmekcikiz said...

Aman yani, Jeremy'i bilmem ama ben gülmekten iki büklüm oldu.=))
Bu hikaye bana Everfever'in eskiden anlattığı kendi başından geçmiş olaylar zincirini hatırlattı, aynı tatta.
Ay, hala gülüyorum.

Haa, bu arada sizin tuvalet unisex mi, Ally McBeal'inkiler gibi?
Değilse, kadınlar tuvaletinde unutulan telefonu neden erkek açar, o da ayrı soru.:)

İlahi!

TalismanDiyette said...

Liliumcum
Ne yani Jeremy sevgimiz ortak mı? Paylaşamam ben onu söyliyim. :)
Bu arada sana borçluyum dön de halledelim tamam mı? Unutmuycam. İyi yolculuklari su gibi git gel..
Öperim.
Ekmekçikız,
Ben de çok güldüm yaa, çok acaipti. Üstüste geliyor bir de darbeler :))
Everfever da olay da mı aynı nası yani? :)) Hangi anısı acaba? Yoksa dil olarak mı diyorsun?
Bu arada tuvalet garabeti de komikmiş :) Ona da ayrı güldüm.. Sahiden yaa. Nası yani? Ama o zaman aklım başımda değil ki, radyo dinleyemiycem düşünsene, felaket.. :)))

atila said...

"- Nerdesin diyoruum. Kimin telefonu bu?


- Ali' nin.."

aradığınız kişi galiba kendisi için üçüncü tekil şahıs zamiri kullanıyor ya da o zaten başkasının telefonunu. :)

ben bi kez telefonumu şarjda bırakmıştım. bi arkadaşımın telefonundan anneme ulaşmaya çalışıyodum. sarjdaki telefonumu aramak için arkadaşımın telefon listesini değil de kendi hafızamı kullanma hatasında bulundum. son anda farketmiştim yanlış numarayı aradığımı, bir kez çaldı kapandı.

15 dakika sonra sinirli bir hanım beni aradı. "siz kimsiniz???" diye. ben de saf saf anlattım herşeyi. kadın bağırmaya başladı, "sen telefon sapığısın, seni mahkemeye vericem!!!" :S

nasıl korkmuştum anlatamam. :D

miso said...

Hay allah, pek fena olmuş. Benim İkea maceramla yarışabilir gibi geldi bana... (hehe)

marruu

ekmekcikiz said...

Dil olarak demek istemiştim; saçma komiklikler zinciri şeklinde, yani.:)

Bir de şöyle bir sorum var; bu akşam (şimdi artık dün akşam oldu) Beşiktaş'tan Üsküdar!a motorla geçtin mi?
Gelecek cevaba göre konu dallanacak!:)

atila said...

ben ona da saçma ufak bir anımla yorum bırakmıştım. hiç olmadı iki-bir öndeyim yani. :)

TalismanDiyette said...

Atila selam,
Hoşgeldin bloguma..
Bence kendinin değil de Ali nindi telefon, adamcağız pek bi şaşkındı yaa :)
Senin olaydaki teyze de manyakmış, belki de bir telefon sapığı olmasını çok istiyordu, sen sapık çıkmayınca asıl ona sinirlenmiştir. Hatta bunun kendisi bile farkında değildir. Zavallı kadın. Ay gene senaryo yazdım ayaküstü.:)
Sevgiler. Gene gel..:)

TalismanDiyette said...

Misocuğum,
Evet senin olaya çok benzer, hatta sana yorum bırakacaktım üzülme bak ben de neler yapıyorum şeklinde.
Hişş bir de ben özlemiştim seni, hoşgeldin kedicik.. :)

TalismanDiyette said...

Ekmekçikız,
Evet dil benziyo harbiden :)
Hımm dün akşam geçmedim Beşiktaş tan Üsküdar a ama konu nasıl dallanacak çok merak ettim.. Yoksa orda şapşal bir kız mı gördün? :)))

Noni said...

Haaa haaa haaa çok güldüm Talismancım ama olur böyle şeyler ben de dün bacaklarımda kızarıklıklar görüp iş çıkışı cilt doktoruna koştum, çünkü Tarçından pirelendiğimi düşündüm, doktor baktı ve bunlar sivrisinek ısırıklarına benziyor dedi ve ben 1 gece önce camı açıp uyuduğumu hatırladım, o anda doktor bıyık altından kıs kıs gülüyordu tabii :) Sivrisinek teşhisi için bir de salak gibi muayene parası verdim ona yanıyorum! Yalnız değilsin yani 1 ibişte burda var haaa haaa :D

ekmekcikiz said...

Yok canım, şapşal filan değil, bir kız gördüm evet, "dünden beri herşeyimi kaybediyorum" diye arkadaşına dert yanarken, bir taraftan da çantasını allak bullak ederekten sondaj yapıyordu. Aniden sen geldin aklıma.
Eğer gece motorla geçen "o" kız sen olsaydın, aha da Talisman'ı gördüm, diye yayın yapacaktım.
Tüh!:(

Girls on blog said...

:))))) Talisman çok yaşa harbiden de..
Bende çok yapiyorum öyle manytaça şeyler.Millete hırsız muamelesi yapıp sonra da kendi paranoyaklığımdan utanarak hmm yaa pardon filan şekliden kaçıyorum ortamdan:)

Anonymous said...

selam ben senay, gercekten super bir blog, eger facebook veya twitter varsa eklemek isterim...